tip 2 diyabet

Diyabetle yaşayan insanlar için, virüsten korunmak için önlem almak oldukça önemlidir. Çünkü diyabet kronik bir rahatsızlıktır ve viral enfeksiyonlarda ki COVID-19 da onlardan biridir, diyabetin kontrolü zorlaşmaktadır.

Bu yazımızda sıklıkla merak edilen sorulardan yola çıkarak Covid-19 ve diyabet arasındaki ilişkiyi temel olarak aktarmak istedik.

Soru-1: Diyabetli kişilerin COVID-19 virüsüne yakalanma olasılığı daha mı yüksek?

Cevap-1: Şimdiye dek yapılan araştırmalarda diyabetli kişilerin COVID-19’a yakalanma olasılığının genel popülasyona göre daha yüksek olup olmadığını göstermek için yeterli veri yoktur.

Diyabetli kişilerin karşılaştığı ana sorun, virüse yakalanma şanslarının artması değil, eğer hastalığa yakalanırlarsa daha kötü komplikasyonlara sahip olmalarıdır.

Ayrıca, bir kişinin diyabet haricinde sahip başka olduğu rahatsızlıklar da varsa(örneğin, kalp hastalığı, tansiyon), COVID-19 karşısında tehlike çok daha büyüktür. Bunun yanında kişinin yaşı da önemli bir parametredir. Bilindiği üzere yaşlı insanlarda bu hastalıktan etkilenme oranı daha yüksektir.

Soru-2: Diyabetli kişilerin COVID-19 karşısında ciddi komplikasyon şansı daha mı yüksektir?

Diyabetli kişilerin COVID-19’a yakalanmaları durumunda ciddi komplikasyonların ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir.

Ancak şunu da unutmamak gerekir ki genel olarak, diyabetli kişilerin herhangi bir virüsle enfekte olduklarında daha şiddetli semptom ve komplikasyonlara sahip olma olasılığı daha yüksektir.

Diyabetiniz eğer iyi şekilde yönetiliyorsa (yani Hba1C değerinin yüksek olmadığı, beslenme ve egzersiz dengesinin kurulduğu), COVID-19’dan fazla etkilenme riskiniz muhtemelen daha düşük olacaktır.

Diyabete ek olarak kalp hastalığı veya başka komplikasyonlara sahip olmak, diğer viral enfeksiyonlar gibi COVID-19’dan da ciddi şekilde etkilenme olasılığını arttırmaktadır, çünkü birden fazla rahatsızlık karşısında vücudunuzun enfeksiyonla savaşması zorlaşmaktadır.

Viral enfeksiyonlar ayrıca diyabetli kişilerde iltihabı veya iç şişliği artırabilir. Bu aynı zamanda hedefin üzerindeki kan şekerlerinden de kaynaklanabilmektedir. Sonuç olarak bu iltihaplanma daha ciddi komplikasyonlara katkıda bulunabilir. Bilindiği üzere COVID-19’un ileri evrelerinde akciğerlerde iltihap oluşmakta ve sıvı birikimi olabilmektedir.

Soru-3: Tip 1 ve Tip 2 diyabetli kişiler için riskler farklı mı?

Cevap-3: Tıp otoriteleri tip 2 diyabet de dahil olmak üzere belirli altta yatan herhangi bir tıbbi rahatsızlıkları olan her yaştan insanın COVID-19 karşısında komplikasyon riskinin arttığını bildirmektedir.

Her iki diyabet tipine sahip kişilerin yaşlarına, geliştirdikleri komplikasyonlara ve diyabetlerini ne kadar iyi yönetebildiklerine göre değişiklik gösterebileceğini unutmamak önemlidir.

Soru-4: DKA (Diyabetik Ketoasidoz) hakkında endişelenmek gerekir mi?

Cevap-4: Viral enfeksiyonla hasta olduklarında, diyabetli kişiler, genellikle tip 1 diyabetli kişilerde görülen diyabetik ketoasidoz (DKA) riskiyle karşı karşıya kalırlar.

DKA, sıvı alımını ve vücudun elektrolit seviyesini yönetmeyi zorlaştırabilir – bunlar, sepsisin yönetiminde önemlidir. Sepsis ve septik şok, COVID-19’lu bazı kişilerin yaşadığı ileri seviyedeki ciddi komplikasyonlarındandır.

Kaynakça:

https://www.diabetes.org/coronavirus-covid-19/how-coronavirus-impacts-people-with-diabetes

https://www.medicalnewstoday.com/articles/covid-19-and-diabetes#prevention


Kan şekeri ölçüm cihazlarını tercih ederken en ✔️doğru ölçümü elde etmenin yanında 💵 ekonomik olarak da uygun olması bizim için önemlidir.

Her marka cihazın farklı özellikleri olmakla beraber piyasada bu markaların başka modelleri de mevcuttur. Bu yüzden seçim yaparken detaylı bir araştırma yapmak gerekmektedir.

Hangi kan ölçüm stripleri SGK tarafından %100 olarak karşılanmaktadır ?

Tam olarak karşılanmayanlar için ek olarak ne kadar ücret ödenmesi gerekmektedir?

Cihazların bize sağladığı özellikler nelerdir ? Hangi cihaz bizim için en uygun?

Bu bağlamda kullandığınız ya da merak ettiğiniz cihazları inceleyip; özelliklerini size aktarmaya çalışacağız.

Tip 2 Diyabet Nedir ?

Pankreas insülin adı verilen bir hormon yapar. Hücrelerin glikozu yediğiniz besinlerden enerjiye çevirerek kullanılmasını sağlayan şey budur. Tip 2 diyabeti olan insanlar insülin yapar, ancak hücreler bunu gerektiği kadar kullanmaz. Bu duruma insülin direnci denir.

İlk etapta, pankreas hücrelere glikozu almaya çalışmak için daha fazla insülin yapmaya çalışır. Ancak nihayetinde üretim yetersiz kalır ve kan şekeri yükselir.

Belirtiler

Tip 2 diyabetin belirti ve semptomları genellikle yavaşça gelişir. Bazı kişiler fark etmeden yıllarca tip 2 diyabete yaşayabilir. Ancak bu vücutta bazı problemlere yol açabilir. Tip 2 diyabetin belirtileri, diyabetin genel belirtileriyle neredeyse aynıdır.

  • Artan susuzluk,
  • Sık idrara çıkma,
  • Artan açlık,
  • İstenmeyen kilo kaybı,
  • Yorgunluk,
  • Bulanık görme,
  • Yavaş iyileşen yaralar,
  • Sık görülen enfeksiyonlar,
  • Koyu renkli cilt bölgeleri, genellikle koltuk altı ve boyun bölgesinde,

Tip 2 Diyabeti Tetikleyen Faktörler

Bazı şeyler diyabet hastası olma olasılığını arttırsa da, kişiyi tek başlarına da hasta etmezler. Fakat bu durumlar ne kadar yoğun olursa, diyabete yakalanma riski o kadar yüksek olur.

  • Genler. Yapılan çalışmalarda bilim adamları vücudun insülin yapış mekanizmasını etkileyen farklı DNA parçaları buldular.

  • Fazla kilolu veya obez olmak. Fazla kilolu veya obez olmak, özellikle fazla kiloların bel bölgesinde olması insülin direncine neden olabilir. Tip 2 diyabet, özellikle çocuklukta obezite nedeniyle çocukları ve gençleri ve yetişkinleri etkiler.
  • Metabolik sendromlar. İnsülin direncine sahip kişiler sıklıkla yüksek kan şekeri, bel çevresinde ekstra yağ, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve trigliseritler gibi bir grup probleme sahip olabilir.
  • Karaciğerde çok fazla glikoz olması. Kan şekeri düşük olduğunda, karaciğer glikoz üretir ve kan dolaşımına gönderir. Yemek yedikten sonra kan şekeri yükselir ve genellikle karaciğer glikoz üretimini yavaşlatır ve glikozu daha sonra kullanmak üzere depolar. Ancak bazı insanların karaciğerleri bu şekilde çalışmaz. Şekeri kan dolaşımına göndermeye devam eder. Böylece kan şekeri normalden fazla yükselir.

Aşağıdaki görselde de karaciğerin vücutta glikoz dengesindeki görevi görülmektedir.

  • Hücreler arasında kötü iletişim. Bazen hücreler yanlış sinyaller gönderir veya kendilerine gelen mesajları düzgün alamazlar. Bu problemler hücrelerin insülini veya glikozu nasıl kullanılması gerektiğini etkilediğinde, bir zincirleme reaksiyon ile diyabet meydana gelebilir.
  • Bozuk beta hücreleri. İnsülini yapan beta hücreleri yanlış zamanda yanlış miktarda insülin üretirlerse, kan şekeri dengelenemez. Yüksek kan şekeri ya da düşük kan şekeri gibi problemler oluşabilir.
  • Yaş – 45 veya daha büyük
  • Aile – Diyabetli ebeveyne sahip olmak (anne, baba, kardeş)
  • Prediyabet – Prediyabet kan şekeri seviyenizin normalden yüksek olduğu fakat diyabet olarak sınıflandırılacak kadar yüksek olmadığı bir durumdur. Tedavi edilmeden bırakıldığında, prediyabet sıklıkla tip 2 diyabete ilerler.
  • Kalp ve kan damarı hastalığı
  • Yüksek tansiyon
  • Düşük HDL – Kolesterol
  • Yüksek trigliserid
  • Gebelik diyabeti – Hamileyken gebelik diyabeti olan kişide, tip 2 diyabet geliştirme riski artar. 4 kilogram üzerindeki bir bebek doğruma durumu da, ayrıca tip 2 diyabet riskini arttırır.

  • Polikistik over sendromu (PKOS) Polikistik over sendromu olan kadınlar için (düzensiz adet dönemleri, aşırı saç büyümesi ve obezite ile karakterize edilmiş bir durum) diyabet riskini arttırır.
  • Acanthosis nigricans, boynunuzun veya koltuk altınızın çevresinde koyu renkli döküntüler bulunan bir cilt rahatsızlığı olarak bilinir. Bu durum genellikle insülin direncinin olduğunu gösterir.
  • Depresyon

Aşağıda göreceğiniz diğer risk faktörleri de günlük alışkanlıklar ve yaşam tarzıyla ilgilidir. Kontrol edilebilir olan bu etkenler minimize edildiğinde tip 2 diyabete yakalanmada riskte azalma meydana gelir. Bunlar:

  • Çok az egzersiz yapmak veya hiç egzersiz yapmak – Hareketli kaslar insülin kullanır. Ne kadar az aktif olursanız, tip 2 diyabet riski o kadar artar. Fiziksel aktivite kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olur, enerji olarak glikoz kullanır ve hücrelerinizi insüline karşı daha hassas hale getirir.
  • Kötü beslenme alışkanlıkları
  • Sigara içmek
  • Stres
  • Çok az ya da çok fazla uyumak

Bu sayılan maddelerden anlaşılacağı üzere hayatımızda yapacağımız ufak değişikliklerle riski azaltmak mümkündür. Örneğin her gün düzenli yürüyüş yapmanın riski üçte bir oranında azalttığı belirtilmiştir.

Ayrıca çok işlenmiş karbonhidratlardan, şekerli içeceklerden, trans ve doymuş yağlardan kaçının. Kırmızı ve işlenmiş etleri sınırlayarak riski azaltmak mümkündür.

Yüksek kan şekeri, 

  • Vücudun insülini uygun şekilde kullanamadığı, 
  • İnsüline sahip olmadığı,
  • Çok az insüline sahip olduğu gerçekleşen bir durumdur.

Hiperglisemiyi Tetikleyen Faktörler

  • İyi yönetilemeyen diyabet
  • Planlandığından daha az hareket (egzersiz) edilmesi
  • Soğuk algınlığı ya da grip gibi rahatsızlıklar
  • Stres
  • Vücuttaki hormon dalgalanmaların fazla olduğu durumlar

Hipergliseminin Belirtileri

Hipergliseminin Belirtileri

Eğer Tedavi Edilmezse Oluşabilecek Durumlar

Hiperglisemi tedavi etmezseniz ciddi bir problem olabilir, bu yüzden bunu tespit eder etmez tedavi etmek çok önemlidir. Tespit etmek için de belirtilerin olmasını beklemeden düzenli kan şekeri ölçümleri yaparak durumun önüne geçmektir. 

Hiperglisemi tedavi edilmezse ketoasidoz adı verilen bir durum ortaya çıkabilir. Vücut yeterli insüline sahip olmadığı zaman ketoasidoz gelişir. İnsülin olmadan vücut, glikozu yakıt için kullanamaz, böylece yağları enerji için kullanmaya ayırır.

Vücudunuz yağları parçaladığında, keton adı verilen atık ürünler üretilir. Vücudunuz büyük miktarlarda ketonlara tahammül edemez ve idrar yoluyla onlardan kurtulmaya çalışacaktır. Ne yazık ki, vücut tüm ketonları serbest bırakamaz ve kanınızda birikerek ketoasidoz oluşturabilir.

Keton Test Kiti

Ketoasidoz hayatı tehdit eder ve acil tedavi gerektirir. Semptomlar şunları içerir:

  • Nefes darlığı
  • Meyve gibi kokan nefes
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Ağız kuruluğu

Bununla beraber ketoasidozun yanında diyabetin yaşanan genel komplikasyonlarının neredeyse hepsi (hipoglisemi dışında) yüksek kan şekerinin getirdiği problemlerdir. Bunlar da komplikasyonlar başlığı altında açıklanacaktır.