Diyabetin uzun süre kötü yönetildiği süreçlerde böbrek problemleri yaşanabilmektedir. Diyabetli 4 kişiden 1’inde böbrek rahatsızlıkları görünmektedir (1).

Böbreklerin görevi; vücudun oluşan kandaki atıklarını filtrelemek, fazla suyu idrar yoluyla dışarı çıkmasını sağlamaktır ve tuz, su, kalsiyum dengesinin sağlanmasıdır. Böbrekler ayrıca kan basıncını kontrol etmeye ve vücudun sağlıklı kalması için gereken hormonları üretmeye yardımcı olur.

Her böbrek yaklaşık 1 milyon adet nefron adı verilen küçük yapılardan oluşur. Vücuttaki kan bu yapısında çok sayıda kılcal damar bulunan nefronlar sayesinde atıklardan temizlenir. Nefronların hasar görmesi böbreklerin süzme görevini yapamamasına böylece vücuttan atılması gereken bazı maddelerin vücutta birikmesine neden olur. Protein ve kırmızı kan hücreleri gibi faydalı maddeler, nefronlardan geçmek için çok büyüktür ve kanda kalmaya devam ederler.

Diyabet bu sisteme zarar verebilir. Diyabetin neden olduğu böbrek hasarı, genellikle yıllar içerisinde yavaşça ortaya çıkar. Böbrekleri korumak, böbrek hasarını önlemek veya geciktirmek için adımları atmak kişinin kendi elindedir.

Diyabetik Nefropati

Belirtiler

Böbrekler zarar görmüş kılcal damarların eksikliğini telafi etmek için normalden çok daha fazla çalışırlar. Böylece böbrek tüm fonksiyonlarını kaybedene kadar genellikle semptom gözlenmez. Ayrıca böbrek hastalığının semptomları spesifik değildir.

Genel belirtiler şu şekildedir:

  • Vücutta sıvı birikimi (en yaygın görünen belirtidir.)
  • Uykusuzluk
  • İştahsızlık
  • Mide ağrısı
  • Halsizlik
  • Dikkat eksikliği

Düzenli olarak doktora görünmek çok önemlidir. Tansiyon kontrolü, idrar ve kan tahlilleri bir problem olmadan önüne geçmek ve erken teşhis için gereklidir.

Diyabetik Nefropati Sınıflandırılması

Diyabetik nefropatinin evreleri vardır. Bu evreler hafiften şiddetliye doğru sıralanacak olursa;

  • Glomerüler hiperfiltrasyon
  • Sessiz evre
  • Mikroalbüminüri
  • Makroalbüminüri
  • Son dönem böbrek yetmezliği evreleridir.

Glomerüler hiperfiltrasyon evresinde hiçbir belirti yoktur. Böbreklerden geçen kan akışında artış vardır. Bu yüzden böbrek boyutları çok çalışmasından dolayı büyür. Etkili bir diyabet kontrolü ile bu evrede yaşanan böbreklerde büyüme durdurulabilir ve böbreklerin normal boyutlarına dönmesi sağlanabilir.

Mikroalbuminüri evresinde yukarıda belirtilen belirtiler oluşabilir. Yüksek kan şekeri seviyeleri böbreklerin çok fazla kanı süzmesine neden olur. Bütün bu ekstra işler filtrelerde zorlanmalara neden olur. Uzun yıllar sonra, filtre işlevini tam olarak yapmamaya başlar ve idrara protein sızıntısı meydana gelir. İdrarda az miktarda protein bulunmasına mikroalbuminüri denir.

Böbrek hastalığı erken teşhis edildiğinde, mikroalbüminüri sırasında, çeşitli tedaviler ve önlemler ile böbrek hastalığının kötüleşmesi önlenebilir. İdrarda daha fazla miktarda protein bulunması makroalbuminüri olarak adlandırılır.

Böbrek hastalığı makroalbuminüri ileri safhalarında teşhis edilirse tedavisi mümkün olmayan son dönem böbrek hastalığı görülür.

Son dönem böbrek rahatsızlığı en ciddileşmiş böbrek rahatsızlığıdır. Bu durumda kişinin böbrek nakli olması veya kanın makine ile süzülmesi (diyaliz) gerekir.

Nasıl Önlenebilir ?

Diyabetik böbrek hastalığı, kan şekeri düzeyinin hedef aralığında tutularak önlenebilir. Araştırmalar, sıkı kan glukoz kontrolünün mikroalbuminüri riskini üçte bir oranında azalttığını göstermiştir (2).

Tedavi

Kişisel Bakım

Böbrek hastalığı için en önemli tedavi kan şekeri ve kan basıncının sıkı kontrolüdür.

Kan basıncının (tansiyon) hastalığın ilerleyiş hızı üzerinde çarpıcı bir etkisi vardır. Tansiyondaki hafif bir yükselme bile kılcal damarların deforme olmasına neden olur ve böbrek hastalığını hızla kötüleştirebilir. Kan basıncınında normal seyretmesi için ideal kiloda olmak, aşırı tuzlu yemeklerden kaçınmak, alkol ve tütünden kaçınmak ve düzenli egzersiz yapmaktır.

İlaçlar

Yukarıdaki yöntemler uygulanamadığı durumlarda ve kronik rahatsızlıklarda, doktorun uygun gördüğü ilaçlarla kan basıncı düşürülebilir.

Birkaç çeşit kan basıncı ilacı vardır, ancak bunların tümü diyabetli insanlar için eşit derecede iyi değildir. Bazıları kan şekeri seviyesini yükseltir veya düşük kan şekeri belirtilerinin bir kısmını maskeleyebilir. Doktorlar genellikle diyabet hastalarında ACE inhibitörleri olarak adlandırılan kan basıncı ilaçlarını tercih eder.

Diyet

Bazı doktorların makroalbuminüri ile kullandığı diğer bir tedavi düşük protein diyetidir. Protein içerikli besinler böbreklerin diğer besinlere göre daha çalışmasına yol açar. Bu yüzden düşük proteinli bir diyet idrara protein kaçağını azaltabilir ve kandaki protein seviyesinin artmasını sağlayabilir.

Her tedavi yönteminde olduğu gibi diyette de sağlık ekibine danışılmadan kişi kendi başına karar vermemelidir.

(1) Afkarian M, Zelnick LR, Hall YN, et.al. Clinical manifestations of kidney disease among US adults with diabetes. Journal of the American Medical Association. 2016;316(6):602–610.

(2) http://www.diabetes.org/living-with-diabetes/complications/kidney-disease-nephropathy.html?loc=lwd-slabnav

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.